Bu yazıda mezuniyet sonrası yaşananlar, işverenlerin görmek istedikleri özgeçmiş ve yeni mezun adayların sundukları, arkasından gelen yirmi beş yaş sendromu ve bunların hepsinin çözümü olan 70/30 insanı olmaktan bahsedeceğim.

Özellikle yakın çevremde ve sosyal medya üzerinde lojistik bölümü okuyan ya da mezun arkadaşların lojistik sektörünüzdeki maaş ve iş imkânlarının yetersiz olduğuna dair şikâyetler ve olumsuz yaklaşımlar görüyorum. İşverenlerin yeni mezunlardan iş deneyimi beklemesi, bazı yeni mezunların kendilerini sadece okuduğu bölümden mezun olunca kendini dev aynasında görmesi problemleri tetiklemeye yetiyor.

Supply Chain Management Professional tarafından yapılan bir lojistik tanımı var. Üzerine biraz düşünüldüğünde sektörün kendisine lojistik firması diyen nakliyecilerden ibaret olmadığını ve lojistik mezunları olarak çalışma alanımızın endüstri mühendisleri kadar geniş olduğunu gösteriyor.

“Müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere ürünlerin üretildiği veya kaynaklandığı noktadan, son kullanımının bulunduğu tüketim noktasına kadar olan tedarik zinciri içindeki malzemelerin, servis hizmetlerinin ve bilgi akışının etkin ve verimli bir şekilde iki yöne doğru hareketinin ve depolanmasının, planlanması, uygulanması ve kontrol edilmesi.”

İtalyan ekonomist Wilfrede Pareto 1897 yılında gelir dağılımının eşit olmadığını anlatmak için bir formül geliştirmiş ve toplumdaki gelirin %80’lik kısmının toplumun %20’si tarafından paylaşıldığını açıklamıştır.Pareto analizini kendimize uyarlayacak olursak, yan yana oturduğumuz sıra arkadaşlarımızın birçoğu profesyonel iş hayatında istediklerini elde edemeyecekler.Mezuniyet sonrası iş arama süresi uzadıkça çevremden gördüğüm ve psikoloji’de adı quarter life crysis olan 25 yaş krizi ortaya çıkıyor ve mutsuzluk katlanarak artıyor.

Bu sıkıntıların çözümünün 70/30 insanı olmakta bulabiliriz. Günümüzde liderler ve başarılı yöneticiler sadece bir konuda değil alanıyla ilgili onlarca konuya hâkim durumdalar. Maalesef bir konuda uzman olanların devri kapandı.
“İyi bir pazarlamacı olmak başarıyı getirmiyor, çünkü iyi bir pazarlamacı olup finansa hâkim olan, aynı zamanda tedarik zincirini çok iyi bilip operasyonları yönetebilen, sattığı ürünün/hizmetin teknik detaylarını uzman seviyesinde bilen ve çok daha fazlasına hâkim olacak derece bilgi sahibi olanlar yarışı açık ara önde götürüyor ve bu insanlar da 70/30 insanıdır.” (Avinash Kaushik)

Okuduğumuz üniversite eğitim çizgisine ve niteliğine göre bir şekilde bizi bu 70’lik kısma hazırlıyor. Kalan 30’luk kısmı doldurmak ise tamamen kişinin kendi elinizde. Daha okurken kendi yetenek ve ilgi alanları doğrultusunda ana uzmanlık alanı ile ilgili diğer uzmanlık alanlarında bilgi birikimi elde eden insanların sözü geçiyor.
Mezuniyet sonrası iş hayatına tam anlamı ile hazır olabilmenin bir diğer koşulu ise mezuniyet öncesi iş deneyimleri. Hem okuyup hem çalışmak muhakkak zor fakat fırsat yaratmak kişinin elinde. Beş yıllık lisans hayatında 2,5 yıldan fazla yarı ve tam zamanlı olarak çalışan birisi olarak hem işverenlerin istediği iş deneyimini elde ettim hem de mutlu olacağım alanı öğrenciyken keşfetmiş oldum. Lojistik gibi çok fazla uzmanlık alanının olduğu bir disiplinde özellikle lisans öğrencilerinin hazırlık sonrası dâhil her yazını değerlendirmelerinin önemli olduğunu düşünüyorum.

Genellikle hazırlık ve 1. Sınıf öğrencilerine yazları staj yapması, okulda daha mesleki bilgi almadıkları için gereksiz olarak görülmekte fakat aklı başında bir öğrenci hazırlık sınıfından sonra herhangi bir lojistik şirketinde staj yapabilir ve araştırmacı bir kişiliğe sahipse 2. ve 3. Sınıflarda stajlarda elde ettiği iş deneyimi ile derste hocaların anlattığı teorik bilgiler arasındaki farkı görerek bir adım önde olduğunu hissedebilir.

Bir diğer tavsiyem ise yurtdışı iş deneyimi elde etme. Bunun en kolay yolu hazırlık ya da 1. Sınıftan sonra gidilebilecek bir work and travel programı. Bu sayede farklı bir kültürü erken bir zamanda çalışan olarak deneyimlemek ufuk çizgisini bir adım öteye taşıyacaktır. Maddi imkânlar doğrultusunda yurtdışında dil okulu ya da yaz kampları Avrupa ve Amerika’da birçok okulda dünyanın birçok köşesinden öğrencilere hizmet vermekte. Ek olarak maddi yükü daha düşük olan – hatta bazılarında cep harçlığı alınabilen- Avrupa’da gönüllü çalışma kampları var. Bu kamplar sayesinde farklı kültürlerden gelmiş benzer yaştaki birçok öğrenci ile beraber çalışma fırsatı birçok açıdan fayda sağlamakta.

Sonuç olarak işverenlerin yeni mezunlara karşı olumsuz bakışını değiştirebilmek yeni mezunların elinde. Lojistik gibi maliyetlerin düşmesi için çalışan bir disiplinde profesyonel olarak iş hayatına devam edeceksek, tercih edilen olabilmek için tüm yolları denememiz gerekiyor. Globalleşmenin etkisiyle dünyanın yataylaştığı ulaşımın kolaylaştığı bu dönemde bilgiye erişebilmek de kolaylaştı. Bu yüzden hem daha fazla alanda hem de daha derine inebilen bilgi sahibi olmamız, bunu da sağlam entelektüel birikim ve çok uluslu bir bakış açısı ile birleştirebilmemiz mezuniyet sonrası iş bulma sıkıntımızı çözmekle kalmayacak, hayatın tadına daha fazla varabilmemizi sağlayacaktır.

Kemal YEŞİLDAL
Logistician
Dangerous Good Safety Advisor
BSc in International Logistics, MBA in Internarional Business Management
kemalyesildal@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here