Sigorta Şirketlerinin Eşdeğer Parça Alımlarına Yerli Şartı Getirildi

Sigortacılık Genel Müdürlüğü, geçen hafta “Motorlu Araç Sigortalarında Eşdeğer Parça Belgeleme Esaslarına İlişkin Genelge”de değişiklik yaparak “her bir sigorta şirketi tarafından tedarik edilecek metal, plastik ve aydınlatma grubu eşdeğer yedek parçaların asgari yüzde 20’sinin Türkiye’de yerleşik üreticiler tarafından üretilmesini” zorunlu hale getirildi. Bakanlık koşullara göre bu oranı değiştirebilecek.

Türkiye’de yerli eşdeğer parça kullanımının yüzde 15’lerden yüzde 2’lere düştüğünü belirten Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Akif Eroğlu, bu düzenlemenin konuya yeni bir çerçeve sağladığını belirtti.

İhracat olanağı

Sigorta şirketlerinin yıllık yedek parça harcamalarının 5.8 milyar lira olduğunu açıklayan Eroğlu, şöyle devam etti: “Bunun 3.5 milyar liralık kısmı ise eşdeğer yedek parçalarla ilgili. Yeni düzenleme, bu potansiyeli yerli üreticilere açıyor. Yerli üretimin artmasıyla sigorta sektörünün parça maliyetleri düşecek. Bu zaman içinde sigortalıların tarifelerine de yansır.” İthal ile yerli eşdeğer parça arasında ortalama yüzde 50 fiyat farkı olduğu hesaplanıyor. Bu tür üretimin artmasıyla ihracat imkânı da doğacağını vurgulayan Eroğlu, ancak bunun için üreticilere ölçeği büyütmek için teşvik sağlanması gerektiğini sözlerine ekledi.

Belgelendirme önemli olacak

OSEM Sertifikasyon Genel Müdürü Bener Yıkılmaz, atılan adımın Türkiye’deki eşdeğer parça pazarını geliştirmek için başlangıç açısından iyi niyetli bir çaba olduğunu belirtti. Yıkılmaz şöyle devam etti:

“Eşdeğer parçalar daha çok motorlu taşıtların karoseriyle ilgilidir. Fren gibi ‘hayati parçalar’ kapsamda değil. Ama zaten bu dünyada da böyle. Yeni düzenleme bu alanda yerli üretimin artmasına katkı verecek. Tabii bu üretimle ilgili belgelendirme süreci de yaşanacak. Hasarlardaki yedek parça payı düşünüldüğünde bu düzenlemeyle kaliteli parçaları daha uygun fiyatla alma imkânı doğacak.” Yüzde 20’lik oranı “makul” bulan HDİ Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu da, daha yüksek bir oran belirlenmesi halinde yerli üretici bulmada zorluk yaşama ihtimali olduğunu belirtti.