uber

Uber ve Careem’e çalışan şoförler, sahip oldukları belgelere rağmen ağır cezalarla karşılaşıyorlar. Bu işi yapan 6 bini aşkın kişi artık sektörün regüle edilmesini istiyor.Araç çağırma servisleri Türkiye’de hızla yaygınlaşıyor. Son yıllarda turizmde yaşanan düşüş de otellere servis hizmeti veren sürücüleri azalan işleri telafi etmek üzere Uber, Careem gibi şirketler için çalışmaya yönlendirdi.

Bugün, bu şirketlere çalışan yaklaşık 6 bin araçlık dev bir filo olmasına karşın, sektör Türkiye’de henüz yasal bir zemine sahip değil. Bu işi yapan şoförler cezalardan bunalmış durumda. Şirketler çözüm için İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğünü işaret ediyor. Belediye ise taksicilerin başlattığı hukuki süreç nedeniyle şu anda net bir tavır ortaya koymuyor ve davanın sonuçlanmasını bekliyor.

Siyah Vito’lar kolay hedef oldu

Dünyada araç çağırma hizmeti veren şirketler büyük oranda sedan otomobillerden faydalanıyor. Türkiye’de ise D2 Yetki Belgesi ve İBB tarafından verilen Güzergah Kullanım İzin Belgesine sahip 9+1 araçlar kullanılıyor. Bu araçlar 2-3 yıl öncesine kadar otellere hizmet veriyordu. Otellerin tercihi nedeniyle bunların hemen hepsi Mercedes Vito’lardan oluşuyor. Doğal olarak bugün Uber veya Careem ile araç çağırdığımızda yanımıza genellikle bir Mercedes Vito yanaşıyor.

Bu araçlar daha önce otellere hizmet verirken sahip oldukları belgelerle sorunsuz şekilde trafikte yol alabiliyordu. Ancak, araç çağırma hizmeti Türkiye’de yasal bir zemine oturmadığı için polis tarafından tespitleri halinde ağır cezalara maruz kalıyorlar. Şirketler, mevcut haliyle şoförlerin sahip oldukları belgelerin taşımacılık yapmak için yeterli olduğu görüşünde. Taksiciler ve polis ise verilen hizmetin karşılığının bu belgeler olmadığını düşünüyor.

Polis açısından bu araçları tespit etmek çok kolay. Bir Uber şoförü, “Hepimiz tek tip araç kullandığımız için polise açık hedef oluyoruz. Taksiciler de aynı şekilde bizi rahatlıkla tanıyor ve cezalara ilave olarak taksicilerin şiddetine de maruz kalıyoruz.” şikayetinde bulundu.

Transporter’la kamuflaj

Atatürk Havalimanı’nda yaşan terör saldırısı öncesinde otel-havaalanı arası servis çektiğini, sonra turist sayısı azalınca bu işe başladığını belirten bir Careem şoförü de, “Siyah Vito’yla 24 bin lira ceza yedim. Sonra aracı beyaz Volkswagen Transporter ile değiştirdim, Ford kullanan da var. Kamuflaj gibi, artık ceza yemiyorum.” dedi.

Bir başka Careem sürücüsü ise, “Devlet yasaklamak istese şirketlere müdahale eder. Böyle işine geliyor, her seferinde 5 bin lira ceza kesiyor. Biz de ceza almamak için yolcularımıza otel müşterisi gibi davranmalarını söylüyoruz. Polis aracı durdurduğunda yolcumuz, ‘otelden çıktım, bir arkadaşıma gidiyorum’ gibi bir şey söylerse ceza almıyoruz.” diyor.

Cezaları şimdilik şirketler karşılıyor. Careem’den cezaları tahsil etmenin daha hızlı olduğu, Uber tarafında ise sürecin 2 ay kadar sürdüğü belirtiliyor.

Şoförlerin anlattıklarına göre, o kadar çok ceza kesiliyor ki, bunlar araçların fiyatıyla yarışıyor. Bazı sürücülerin aldığı cezalar yüz bin liralara ulaşmış durumda. Cezalar arttıkça, sürücülerin korkuları da büyüyor: Ya şirketler Türkiye pazarından çekilirse?

Şirketler Türkiye’de olduğu sürece herhangi bir sorun yok gibi görünüyor. Ancak çekilmeleri durumunda cezalar araç sahiplerine kalmış olacak.

“Mahkeme başkanının inisiyatifine kalmış”

Konuya ilişkin DÜNYA’ya açıklamalarda bulunan Careem yetkilileri, ilgili bakanlıklar, belediyeler ve meslek odalarıyla temas halinde olduklarını belirterek, “Bu işin bir lisansı olmasını istiyoruz. Polis, cezayı şirkete değil şoföre kesiyor. Kanun, ilgili belediyeden ruhsat alınmaksızın yapılan taşımayı yasaklıyor, ancak bizde zaten gerekli belgeler var. Sürücünün cezasını ödüyor, süreci mahkemeye taşıyoruz. Gerisi mahkeme başkanının inisiyatifine kalmış. Bu işin regüle edileceğini umarak cezaları üstleniyoruz.” diye konuştu.

“Yerel yönetimlerle diyalog halindeyiz”

Türkiye’deki sürücülerinin ve yolculuk sayısının hızla arttığını belirten Uber yetkilileri ise, “Uber, faaliyet gösterdiği tüm ülkelerdeki yerel regülasyonlarla uyumlu bir şekilde hizmet veriyor. Uber, Türkiye’de sadece uygun lisanslara sahip araçlarla çalışıyor. Ulaştırma ile ilgili kanuni düzenlemeler çok eskiden yazılmış. Dünyanın her yerinde bakanlık ve belediyeler ile iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Gerekli mercilerle görüşmelerimiz halihazırda olumlu bir şekilde devam ediyor. Uber ve benzeri hizmetlere düzenlemeler getirilmesi makul olup, bu sebeple biz de ülkelerdeki yerel yönetimler ile bu konudaki diyaloğumuza zaten devam ediyoruz.” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here