blank
blank

Avrupa Birliği, Aralık 2019 tarihinde açıkladığı Avrupa Yeşil Mutabakatı ile 2050 yılında iklim-nötr ilk kıta olma hedefini dünyaya duyurmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı iklim değişikliği ve çevre kirliliği ile mücadele için, AB üye ülkelerini net sera gazı emisyonunun olmadığı, rekabetçi bir ekonomiye dönüştürmeyi hedeflemektedir.

AB, 2050 yılına kadar olan bu süreçte, sanayisini dönüştürerek, yeni bir büyüme stratejisi benimseyeceğini ve tüm politikalarını iklim değişikliği ekseninde yeniden şekillendireceğini açıklamıştır. Bu kapsamda enerji, sanayi, finans, inşaat, tarım ve tabi ki ulaşım alanında her geçen gün artan şekilde dönüşümler planlanmaktadır.

Avrupa Yeşil Mutabakatı ardından, 2020 yılı itibariyle Güney Kore, Japonya ve Çin gibi uluslararası ticaretin önde gelen diğer aktörleri de ekonomilerinin yeşil dönüşümüne yönelik hedeflerini açıklamaya başlamışlardır. Ardından, İsveç, Norveç, Kanada, Şili, Güney Afrika gibi ülkeler de net sıfır emisyon hedeflerini beyan eden ülkeler arasında yerlerini almışlardır.

AB Yeşil Mutabakatı’nın ülkemize hem Gümrük Birliği kapsamında, hem de AB’ye ticari entegrasyonumuz açısından önemli etkileri olacağı aşikardır. Ticaretinin yarısına yakınını AB ile gerçekleştiren ülkemizin ticaret ve sanayi başta olmak üzere tüm alanlardaki politikalarına buna göre yön vermesi uluslararası rekabetçiliğimizin korunması için önem arz etmektedir.

Türkiye’de yeşil mutabakattan etkilenecek temel sektörlerin başında Ulaştırma Sektörü gelmektedir.

Avrupa Yeşil Mutabakatı ile hedeflenen politikaların Avrupa sanayisi üzerinde yaratacağı maliyet karşısında, Avrupa’nın rekabetçiliğinin korunabilmesi ve üretim ile yatırımların, emisyon azaltım hedefi AB’den az olan diğer ülkelere kaymasının önlenmesi için “Sınırda Karbon Düzenleme (SKD) Mekanizması”nın hayata geçirilmesinin hedeflendiği görülmektedir.

Bu noktada, AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme mekanizmasının AB ile ticaretimizde ticari bir engele dönüşmemesi önem arz etmektedir.

AB’nin sera gazı emisyonlarının dörtte birini ulaştırma oluşturmaktadır ve bu oran giderek artmaktadır. AB Yeşil Mutabakatı, 2050 yılına kadar ulaştırma emisyonlarında %90 azalmayı hedeflemekte ve buna bağlı olarak karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolunu bu azalmaya katkıda bulunmaya çağırmaktadır. Bu kapsamda; AB ülkelerinde öncelikli olarak, bugün karayolu ile taşınan iç yük taşımacılığının önemli bir kısmının demiryolu ve iç su yollarına kayması ve buna yönelik önlemler alınması planlanmaktadır.

Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında açıklanan “Sürdürülebilir ve Akıllı Ulaşım Stratejisi” incelendiğinde, kombine taşımacılığın geliştirilmesi, sürdürülebilir ve yeşil ulaşım modlarının payının artırılması, yük taşımacılığında demiryolu ve iç suyolu taşımacılığının arttırılması, karayolu, havayolu ve denizyolu taşımacılığında sıfır emisyonlu araçların piyasaya sunulması, elektrikli araç altyapısının geliştirilmesi, tüm ulaşım modlarında sürdürülebilir ve alternatif yakıtların kullanımının artırılması, ulaşımın çevre üzerindeki etkileri dikkate alınarak fiyatlandırılması ile bağlantılı ve akıllı ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi hususlarına yer verildiği görülmektedir. Bu önlemler neticesinde, çevre dostu, akıllı, rekabetçi, emniyetli, erişilebilir ve uygun fiyatlı bir ulaşım sistemi oluşturularak, 2050 yılına kadar ulaştırmadan kaynaklanan emisyonların %90 azaltılması hedeflenmektedir.

Ülkemizde ise, zaten 11. Kalkınma Planında’da yer aldığı üzere, Türkiye’nin coğrafi avantajından en iyi şekilde faydalanarak modlar arası (intermodal) ve çok modlu (multimodal) uygulamaların geliştirilmesi, demiryolu ve denizyolu taşıma paylarının artırılması ve entegre bir ulaştırma sisteminin tesis edilmesi şeklinde temel amaçlar belirlenmiştir. Bunun neticesi olarak Mayıs 2022’de Kombine Taşımacılık Yönetmeliği yayınlanmıştır. Bu Yönetmeliğin amacı, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir lojistik faaliyetler yürüterek kombine yük taşımacılığı yapan işletmeleri teşvik etmektir. Ayrıca yönetmeliğin içeriğinde “Kombine Taşımacılık ve Yeşil Lojistik Faaliyetlerinin Desteklenmesi” başlığı altında bakanlık tarafından sağlanacak desteklere de yer verilmektedir. Bunun yanı sıra “Lojistik Merkezler Hakkında Yönetmeliği”n de taslağı üzerinde çalışmalar devam etmektedir.

Bu yönetmeliklerin hayata geçmesi ile ülkemizde demiryolu ve denizyolu taşımacılığının payının artırılması ve Türkiye’nin dış ticaret strateji ve politikalarına hizmet edecek şekilde lojistik merkezlerin kurulması amaçlanmaktadır. Bu hedef kapsamında, AB ile Türkiye arasındaki demiryolu altyapısının iyileştirilmesine ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılmakta, Çerkezköy-Kapıkule demiryolu hattının tamamlanması hedeflenmektedir.

Türkiye’nin üretim ve tüketiminin artması nedeniyle petrole ihtiyacımız önümüzdeki yıllarda da giderek artacaktır. Artan petrol bağımlılığı, insanların seyahat etme kabiliyetini, ekonomik güvenliğimizi, enflasyon, ticaret dengesi ve Türkiye ekonomisinin genel rekabet gücü üzerinde olumsuz sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

Bu nedenle; Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın ihracat hacmine getireceği olumsuz etkileri azaltmak için, demiryolu yük taşımacılığı sektörünün çok hızlı bir şekilde güçlendirilmesi ve teşvik edilmesi gerekmektedir. Tabi aynı zamanda demiryolu altyapısının da güçlendirilerek liman ve sanayi bölgelerine bağlantı hatlarının yapılması, sektörün önünü açacak mevzuat düzenlemelerinin bir an önce hayata geçirilmesi önemlidir.

Türkiye’nin, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile ilgili yol haritasında demiryoluna verilecek önem, önümüzdeki süreçte ihracatçımızın dünya ile rekabetine önemli katkı sağlayacaktır.

Nükhet Işıkoğlu

blank